Bilişim Erişilebilirlik Çalışmaları

       1980’li yıllardan itibaren kişisel bilgisayarların insanların günlük yaşantısına girmesiyle, toplum içinde çeşitli yoksunluklar yaşayan engel grupları için düzeltilmesi gereken yeni ek bir alan ortaya çıkmış oldu. Böylece, iletişim engelliler olarak sınıflanan işitme engelliler ve özellikle görme engelliler, sanal sayısal verilerle iş gören bu yeni teknolojinin getirdiği dışlanmışlığı aşmakla kalmayıp, önceden düşünülemeyen olanaklardan yararlanabilmek gibi yeni ve zorlu bir yola girdiler. Zaten mürekkep yazıyı okuyamayan görme engelliler giderek yaygınlaşma gösteren bilgisayar ekranını da okuyamayarak, bir anda toplumsal yaşamdan daha fazla dışlanmış oldular.

        Bu olumsuz gidişe çare olarak sesli veya görme engellilerin kullandığı kabartmalı Braille alfabesi ile çıktı sağlayan “ekran okuyucu” adı verilen çeşitli yazılım ve donanımlar zaman içinde geliştirildi. Ekran okuyucular  bilgisayarın açılışından  kapanışına kadar ekrandaki yazı ve simgeleri, farenin kullanılmadığı bir ortamda klavye kısayol komutları kullanılarak sesli tepki veya Braille’e dönüştürmek yoluyla görme engelli kullanıcıyı yönlendirmektedir. Ne var ki, bu yazılım ve donanımlardaki gelişme, bilgisayar alanındaki donanım   ve işletim sistemlerindeki devasa gelişmelerle her zaman paralellik gösteremediği için  görme engellilerle görenler arasında bilgisayar kullanımı konusundaki makas zaman zaman açılmış, zaman zaman olabildiğince kapanmıştır. Şu kadar ki, bütün gelişmelere karşın, bugün bile resim ve grafiksel ifadelerin görmeyen bir bilgisayar kullanıcısı tarafından algılanarak yorumlanabilmesi mümkün olamamaktadır.

       Bilgisayar teknolojisi görme engelliler açısından böyle bir gelişim çizgisi izlerken, yaklaşık 20 yıl kadar önce Internet’in web siteleri, mail uygulamaları ve arama motorları gibi özellikler kazanarak hızla yaygınlık kazanması yine başta görme engelliler açısından zaten var olan erişim sorunlarını katmerlenerek Internet alanına da taşımış, görme engelliler açısından hiç kullanılamayan veya bazı kısımlarına erişilemeyen web siteleri gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Bu gerçek, mal ve hizmetlerin yaygın şekilde Internet üzerinden sunulduğu günümüzde daha da önemli hale gelmiş durumdadır. Şu kadar ki, kimi mal ve hizmetler, işletme giderleri ve kira gibi unsurlarla Internet üzerinden daha ucuza alınabilerek, bu şekilde alış-verişi gerçekleştiremeyen kişiler için hatırısayılır bir maddi kayıbı da beraberinde getirmektedir. Oysa, yaşanan erişimn sorunlarının çoğu, web sitelerinin daha inşa aşamasında görme engelliler de göz önünde bulundurularak hazırlanacak olursa, aşılabilmekte, böylece herkese hizmet sunabilen siteler geliştirilmiş olmaktadır. Bu bir insan hakkı sorunu olmasının yanı sıra, mal veya hizmeti sunan kuruluş ve firmalar açısından da hitap edilecek toplum kesimleri göz önünde bulundurulduğunda, rekabetçi bir unsur olarak dikkat çekmektedir.

    Günümüzde artık bilgi ve iletişim teknolojileri için kullanılan ortak “bilişim” kapsamına giren erişilebilirlik sorunlarının önemi çeşitli ülke hükumetleri tarafından giderek artan şekilde fark edilmekte ve başta kamu tarafından sunulan mal ve hizmetlerin sunulduğu web sitelerinden başlamak üzere mümkün olan en çok sitenin erişilebilir hale getirilmesi konusunda çeşitli düzenlemelere rastlanmaktadır. Bu alanda ülkemize çeşitli yönlerden yakınlığıyla Avrupa Birliği’nin yaptığı düzenlemeler örnek olarak gösterilebilir. 2003 yılından bu yana AB organlarının zaman zaman gündemine getirilmiş bu konu, aradan 10 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına karşın hala  önemli orandaki web sitesinin erişilebilirlik sorunu taşıdığının tesbitiyle daha anlamlı bir hale gelmiştir. 2014 yılının Mayıs ayında Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen kamu web sitelerinin erişilebilir hale getirilmesi konusundaki AB direktifi, Avrupa engelli camiası tarafından eleştirilen eksikleriyle birlikte önümüzdeki yıllarda daha çok sayıdaki web sitesinin erişilebilirliğini sağlayıcı nitelikte görülmektedir. Kuşkusuz, bilişim alanındaki hızlı gelişmelere ve giderek ağırlığı artan mobil çözümlerin gerektirdiği  erişilebilirlik kurallarına uyulmalı, uygulamalar geliştirilirken, mobil erişilebilirlik kriterlerine uyulup uyulmadığıda uygulama yayınlanmadan önce teminat altına alınmalıdır.
Bu çalışmanın ortaya çıkışında  emeği geçen Dr. Engin Yılmaz,  Çağrı Doğan ve Hasan Özdemir’e özellikle teşekkür ederiz.


Web Sitelerinin Erişilebilirliğinden ne Anlıyoruz (Klavuz Belgesi)
Bilişim Erişilebilirliği Ulusal Eylem Plan Taslağı
e-devlet Uygulamalarının Erişilebilirlik Durumu ve Çözümler
Uygulama Erişilebilirlik Problemleri Ve Çözümleri
Web Erişilebilirlik Değerlendirme Kriterleri (Klavuz Belgesi)

Web Erişilebilirlik Değerlendirme soruları (Klavuz Belgesi)